Masal Diyarı Kapadokya-3


Yeraltı Şehirleri

Dünyada başka bir örneği bulunmayan yeraltı şehirleri, mükemmel bir tekniğin ürünüdür. Havalandırma sistemleri, hava dolaşımı tünelleriyle, emniyet ve güvenlik sistemleriyle, giriş ve çıkışlarda ilginç teknikleriyle, zemindeki kuyularıyla ve çöp toplama mekanizmalarıyla bugün bile ziyaretçileri şaşırtmaktadır.

Kayadan oyulmuş mekanlar, özellikle yeraltı şehirleri Kapadokya‘nın en önemli kültürel zenginliğidir. Bu yerleşimler, ilk çağlarda depremi ve yangını bol olan; kışı soğuk, yazı sıcak geçen; ağaçsız, ormansız bir coğrafyada insanın doğanın imkan ve sınırlılıklarını değerlendirişinin en iyi örneğidir.

Yeraltı şehirlerinin ilk defa ne zaman inşa edildiği bilinmemektedir. Bazı araştırmalar, yeraltı şehirlerinin kullanım bakımından, özellikle ilk katlarda mekana giriş çıkışların neolitik devrin ev tipine benzer biçimde damdan sağlandığına dikkati çekmektedir. Ayrıca, Derinkuyu yeraltı şehrinde Hititler’e ait kartal heykeline, Mazı yeraltı şehrinin girişinde Frigler’e ait kare mekanlı bir tapmak ve Kibele’nin kutsal işaretlerine rastlanmıştır. Buradan hareketle yeraltı şehirlerinin bölgenin en eski yerleşimlerinden olduğu söylenebilir. Diğer taraftan yer altı şehirlerinin tehlike anında sığınma amacıyla mı kullanıldığı, sürekli yaşanan mekanlar mı olduğu kesin olarak bilinmemektedir. Bölgede yaşayan her uygarlık tarafından kullanılmış olması, yeni mekanlar eklenerek genişletilmesi gibi nedenlerle bu şehirleri tarihlendirmek imkansızdır. Genellikle ilk kat yerleşimlerin, en eski yerleşimler olduğu düşünülmektedir.

Derinkuyu Yeraltı Şehri:
Yaklaşık 100.000 kişilik bir topluluğun barınma, yeme, içme, ibadet, savunma ihtiyacını karşılayabilecek düzeydedir. Şarap üretimi yapılabilen, içinde su kuyusu ve ahırlar bulunan yeraltı şehrinin 18-20 kat olduğu bilinmektedir. Bu katlardan sadece sekizi temizlenerek ziyarete açılmıştır. Yaklaşık 52 havalandırma bacasına sahip bu yeraltı şehrinin duvarlarında tarihlendirmeye yardım edecek herhangi bir işaret yoktur.

Kaymaklı Yeraltı Şehri:
Nevşehir‘in 20 km. güneyinde Kaymaklı kasabasındadır. Sekiz katlı şehrin ilk katı Hititler tarafından yapılmış, diğer katları ise Arap-Pers saldırıları sırasında Romalılar ve Bizanslılar tarafından genişletilmiştir. İki km.den fazla bir alana yayılan bu yeraltı şehrinin 4 katı temizlenmiş ve aydınlatılmış durumdadır. Derinkuyu yeraltı şehrinde olduğu gibi, oyulan tüflerden saldırı anında kapıları içeriden kapatabilecek sürgü taşları imal edilmiştir.

Mazı Yeraltı Şehri:
Kaymaklı yeraltı şehrine 10 km. uzaklıkta, Mazı Köyü’nde bulunmaktadır. Mazı yeraltı şehri, derin bir vadide yer alan köyün batı sırtına kurulmuştur. Değişik yerlerinden dört giriş tespit edilmiştir. Asıl giriş düzensiz taşlardan örülmüş koridorla sağlanmaktadır. Yeraltı şehrinin girişinde yer alan mekan ahırdır. Geniş alana yayılan ahırlar, diğerlerinden farksız olmakla birlikte, ahırlardan birinin içinde hayvanların su içmesi için oyulmuş olan yalak, Mazı yeraltı şehrini diğerlerinden ayıran bir özelliktir. Şehrin genel özelliği alt kat mekan bağlantılarının kısa pasajlarla, üst kat mekan bağlantılarının ise uzun dar pasajlarla sağlanmasıdır. Bu pasajların çoğu kapandığı için yeraltı şehrinin ne kadar geniş bir alana yayıldığı bilinmemektedir.

Özkonak Yeraltı Şehri:
Özkonak Kasabası’nda bulunan yeraltı şehri apartman düzenindedir. Mekanlar tünellerle birbirine bağlanmıştır. Bugün mekanların tümü temizlenmiş durumda değildir. Dışarıda şekillendirilerek içeri taşınmış olan sürgü taşlarındaki savunma sistemi gelişmiş bir düşüncenin ürünüdür.

Tatlarin Yeraltı Şehri:
Acıgöl ilçesine 10 km. uzaklıkta, Kale olarak adlandırılan yamaçta yer almaktadır. Bugün sadece iki katı ziyarete açık olan yeraltı şehrinde odaların ve dolapların ebatlarının oldukça büyük oluşu, çok sayıda kilisenin varlığı buranın bir askeri garnizon ya da manastır kompleksi olduğunu düşündürmektedir.

Özlüce (Zile) Yeraltı Şehri:
Kaymaklı Kasabası’nın 6 km. batısında eski adı Zile olan Özlüce Köyü’ndedir. Jeolojik yapısı ve mimarisiyle diğer yeraltı şehirlerinden farklıdır. Değişik renkte tüflerden yapılmıştır. Kat sistemine göre yapılmamış, geniş bir alana yayılmıştır. Yer altı şehrine girişi sağlayan taştan yapılmış mekanlar, asıl yeraltı şehrinin oluşturan kaya oyma mekanlara göre daha yenidir.

Acıgöl Yeraltı Şehri:
Özlüce ve Mazı yeraltı şehirleri ile benzerlik gösterir. Henüz tam olarak temizlenmemiş olan yeraltı şehrinde büyük salonlar birbirine tünellerle bağlanmıştır. Üç girişi bulunan yerleşimin orijinal olmayan üçüncü girişinin her iki tarafına kapı yüksekliğinde taşlar konulmuş, yatay tek taşla da kapı desteklenmiştir.

Sivasa Gökçetoprak Yeraltı Şehri:
Gülşehir ilçe sınırları içinde, Gökçetoprak Köyü yakınındadır. Diğer yeraltı şehirlerinden farklı bir jeolojik karaktere sahiptir. En altta kahverengi çamur taşı, üzerinde tüf en üst katta da andezit kaya blokları bulunmaktadır. Halen tam olarak temizlenmemiş olan yeraltı şehrinin iki katı tespit edilebilmiştir. Düzgün olmayan dikdörtgen mekanlar birbirine dar, uzun koridorlarla bağlanmıştır. Yeraltı şehrinin içinde 25 metre derinlikteki su kuyusunda halen su bulunmaktadır.